Anestezi Bilinci Nasıl Engeller?

Anestezi bir asırdan fazla süredir, cerrahi operasyonların rutin bir parçası olmuştur.  Operasyon esnasında, çoğu insan için bilinci ve ağrıyı oldukça sorunsuz şekilde bastırır. Ancak yaygın olmasına rağmen, bilim adamları anestezinin bilinci nasıl kapattığını bilmiyorlar.

Bulunan yeni kanıtlar, bu hipotezin hiç de öyle olmadığını gösteriyor. Anestezi, beyin alanları arasındaki bağlantıları sadece basit anlamda engellemiyor, onları aktif şekilde değiştiriyor.

Bu, deneysel olarak beyindeki belirli alanlar arasında iletilen bilgilerin miktarını ölçerek ve aktarılan bilgilerdeki azalma miktarının, normal bağlantıları kesintiye uğrattığını varsayarak test edilmiştir.

Ama ya ortada hiçbir bilgi yoksa? Aktarılan bilgilerdeki azalma, bilgilerin ilk etapta bulunamamasının bir sonucuysa ne olur?

Patricia Wollstadt, “Bu alternatif yorum, bilgi aktarım kaynağında bulunmayan bilgilerin aktarılmasının mümkün olmadığı şeklindeki basit ilkeden kaynaklanıyor” diyor.

Wollstadt ve ekibi hipotezlerini izofluran ilacı kullanarak genel anestezi altına alınan gelinciklerdeki (kokarcalarla akraba olan bir memeli), beyin aktivitesini izleyip test ettiler. Beynin çeşitli yerlerine bilgi aktarımını izlediler ve en büyük bilgi azalışlarının, bilginin aktarıldığı ‘hedef’ alanda (V1 olarak anılacaktır) değil, kaynakta (prefrontal korteks) olduğunu fark ettiler.

Sorun prefrontal korteks arasındaki bağlantı olsaydı, en büyük bilgi azalması V1’de olurdu çünkü beyin bilgiyi prefrontal korteksin dışına atmak için mücadele eder.

Ancak prefrontal korteksin transfer etmesi gereken bilgiyi üretmek için kendisinin mücadele ettiği açıkça görülüyor.

Ekip, “Bilgi aktarımındaki azalmalar, bir ayrıştırmadan ziyade kaynakta daha az bilginin bulunmasıyla ilişkili olabilir. Kaynağı beyin bölgelerinde bulunan bilgileri ölçen bu olasılığı test ettik ve izofluran anestezi altında bu bilginin azaldığını tespit ettik.” demiştir.

Araştırmacılar, anestezinin beyin bölgelerini birbirine bağlayan sinir hücrelerinin işlevini etkilemekten ziyade, beyin bölgelerindeki sinir hücreleri arasındaki bağlantılarla uğraşarak bilinç kaybına yol açtığını ileri sürüyorlar.

Önceki araştırmalarda, araştırmacılar bilinç oluşumunu fare beyninin tüm çevresi boyunca sarılmış dev bir nörona ve beyin sapı vilee korteksteki (beynin dış tabakası) üç beyin bölgesinin birleştirilmesine bağlamışlardır. ‘Perceptronium‘u – bilinç oluşturan maddenin varsayımsal halini – unutmayalım.

Bilincin kökenleri hâlâ büyük bir soru işaretidir, ancak onu nasıl engellediğimizi ve yeniden yarattığımızı bulabilirsek, ihtiyacımız olan anahtar bu olabilir.

For English version and details please check:

http://www.sciencealert.com/we-might-have-been-totally-wrong-about-how-anaesthesia-blocks-consciousness

Çeviri: N. S.

Sayfamızı beğenip takip etmek ister misiniz?
0

Bir Cevap Yazın