Uzayda Çift Baş Büyüten Solucan

Yassı solucan denildiğinde akla ilk gelen şey kesilen kısımdan yeni bir solucan daha oluşmasıdır! Solucanların rejeneratif yani yenilenebilme özellikleri vardır. Parçalara ayrıldıktan sonra tekrar yeni bireyler ortaya çıkar.

Ancak son zamanlarda Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) alınıp uzaya çıkarılan bir grup yassı solucan, Dünya’ya döndüklerinde bilim insanlarına birkaç sürpriz hazırladılar.

Bilim adamları, solucanları uzaya götürerek jeomanyetik alanda meydana gelen mikrogravite ve dalgalanmaların bu solucanların yeniden oluşma yeteneğini nasıl etkileyebileceğini gözlemlediler. Bu, uzayda yaşamanın hücre aktivitesini nasıl etkilediğini daha iyi anlamak için yapılmış bir çalışmaydı.

Ayrıca Dünya’da da kontrol grubu olarak tutulan bir grup yassı solucan ile uzay aracındaki bu solucanlar karşılaştırılmış oldu. Gezegenden ayrıldıktan sonra bazı beklenmedik tepkiler gösterdiler. İlk farklılık nadiren görülen bir durumun ortaya çıkması oldu; solucanın kesilmiş bir parçasında ikinci bir kafa filizlendi.

Planarian flatworms (Planarya solucanları) (Dugesia japonica), çok düz ve küçük olup yaklaşık 0.5-1 cm uzunluğundadırlar. Bir solucan doğru şartlar altında rejenerasyon (kendini yenileme) özelliği sayesinde birden fazla birey ortaya çıkarabilir. Bireyler, iki ayrı bireyi oluşturmak için bölünme gerçekleştirebilirler ve parçalanmış solucanlar vücudun neresinden kesildiğine bağlı olarak yeni kafalar veya kuyruklar geliştirebilir.

Yerçekimi ve Dünya’nın manyetik alanı gibi faktörlerin solucanların kendilerini yenileme yeteneklerini nasıl etkilediğini gözlemlemek için bilim adamları, 5 hafta boyunca uzay istasyonunda bütün ve kesilmiş solucanlar tuttular.

Araştırmacılar, solucanları değişken hava ve su oranlarında tüp içerisinde tuttular ve daha sonra Dünya’ya döndüklerinde hayvanları gözlemlediler. Solucanlar geri döndükten sonra araştırmacılar, ölmüş olanların vücutlarında ve vücut mikroplarında meydana gelen değişiklikleri izleyerek uzaydaki test solucanları ile Dünya’dan hiç ayrılmamış solucanları karşılaştırdılar.

Örneğin, uzay istasyonundaki solucanlar taze kaynak suyu bulunan tüplere konulduklarında ilk 1 saatte “su şoku” yaşıyor gibi göründüler; “kıvrılmış ve biraz felçli yani hareketsiz” gibiydiler. Uzay-y şeklinde adlandırılan bir diğer grup solucanlar ise yaklaşık 2 saat sonra normal bir davranış sergilediler, ancak daha ileri analizler, uzayda karşılaştıkları bu alışılmadık koşullardan dolayı solucanlarda metabolik değişimlerle vücutlarındaki mikrobik topluluklarda değişmeler olduğunu ortaya koydu. Fakat en dramatik fark, uzaya gönderilen 15 solucandan 1 tanesinde gözlemlenen bir rejenerasyon türü idi. Solucan çift başlı (vücudunun her ucunda 1 tane) olarak geri döndü. Normalde suda yaşayan solucanlar bunu neredeyse hiç yapmazlar.

Araştırmacılar bu çift başlı solucanla Dünya’ya geri döndükleri zaman, solucanı tekrar böldüler ve bu orta kısımdan tekrar çift başlı bir solucan daha oldu! Bu farklılıklar, Dünya’ya döndükten 1 yıl sonra bu şekilde devam etti.

Solucanlar, uzayda yaşamanın, organizmalardaki hücreleri ve mikrobik toplulukları nasıl etkilediğine dair değerli bilgiler sunmuş oldu. Bu da bilim insanlarının uzay yolculuğunun insan vücudundaki etkilerini anlamalarına yardımcı olabilir.

For English version and details please check:

https://www.livescience.com/59461-worm-grows-two-heads-in-space.html

Çeviri: N. S.

Sayfamızı beğenip takip etmek ister misiniz?
0

Bir Cevap Yazın